ILGAZ YUVASARAY KÖYÜ                                                                                                    Bugün

ANA SAYFA ZİYARETÇİ DEFTERİ NOSTALJİ RESİM GALERİSİ 
ÜYELERİMİZ VİDEOLAR VEFAT EDENLER YÖNETİM KURULU
DUYURULAR LAKAPLAR TARİHÇE   İLETİŞİM


Ziyaretçi Defterimize Hoşgeldiniz
 Başlık:  
 İsim:
  - Özel Mesaj Gönder
 Email:  
 Web:  
 Yorum:
Bold Text: [b]bold text[/b] Italic Text: [i]italic text[/i] Underscore Text: [u]underscore text[/u] Emotions Smiley
- Sol Taraftaki Onay Kodunu Gir
Karakter: 
Oylar: 110  Değer: 96,3%
Ziyaretçi Defterindeki Tek Ziyaretçiler:
71495

Mesaj:1501
Sayfa: (1) [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10]

Birinci | 10 Sayfa | Sonuncu
 HAN DUVARLARI
 İsim:   Faruk Nafiz ÇAMLIBEL 
 Yorum:  25.04.2017 14:22:02 

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...

Ellerim takılırken rüzgârların saçına
Asıldı arabamız bir dağın yamacına.
Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!
Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar,
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.
Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince
Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.
Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.
Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine.
Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük yine.
Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali,
Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,
Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan.
Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyan
Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...
Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine
Uzanmış kalmışım yaylının şiltesine.

Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu:
Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri.
Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya
Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı,
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı.
Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,
Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor.
Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı
Her yüzü çiziyordu bir hüzün kırışığı.
Gitgide birer ayet gibi derinleştiler
Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki cizgiler...
Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,
Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı
Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,
Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...
Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,
Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.
Ben garip çizgilere uğraşırken başbaşa
Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa
"On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan
Baba ocağından yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben"
Altında da bir tarih: Sekiz mart otuz yedi...
Gözüm imza yerinde başka ad görmedi.
Artık bahtın açıktır, uzun etme, arkadaş!
Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş
Araya gitti diye içlenme baharına,
Huduttan götürdüğün şan yetişir yârına!...

Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk.
Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleri
Arkamızda kalıyor şehrin kenar evleri.
Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,
Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...
Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,
Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar.
Biz bu sonsuz yollarda varıyoruz, gitgide,
İki dağ ortasında boğulan bir geçide.
Sıkı bir poyraz beni titretirken içimden
Geçidi atlayınca şaşırdım sevincimden:
Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,
Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla.
Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu,
Burada son fırtına son dalı kırıyordu...
Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,
Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.
Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü
Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...
Gönlümde can verirken köye varmak emeli
Arabacı haykırdı "İşte Araplıbeli!"
Tanrı yardımcı olsun gayrı yolda kalana
Biz menzile vararak atları çektik hana.

Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş
Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş.
Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor,
Kimi haydut, kimi kurt masalı anlatıyor...
Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri,
Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri.
Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor,
Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor
"Gönlümü çekse de yârin hayali
Aşmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgârın önüne katılmışım ben"
Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı,
Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı...
Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.
Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık,
Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.
Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım,
Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım!
"Garibim namıma Kerem diyorlar
Aslı'mı el almış haram diyorlar
Hastayım derdime verem diyorlar
Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"
Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,
Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.
Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!
Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı!
Az değildir, varmadan senin gibi yurduna,
Post verenler yabanın hayduduna kurduna!..
Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:
"Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"
Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
Dedi:
"Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!"
Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti,
Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...
Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.

Aradan yıllar geçti işte o günden beri
Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..


 adsız-yorumsuz
 İsim:   Muttalip-İbrahim-Nigar-Ethem 
 Yorum:  11.04.2017 22:45:59 


Babamızdın, canımızdın..

.......dört yıl oldu.......

"Bir yokluğundur alışamadığım, bir de esaret
Yokluğuna kurşun sıkmak, bağırabilmek adını"


 Herşeyin aslı..
 İsim:   Neda Kaya 
 Yorum:  21.03.2017 01:35:29 

Köyümüzün adı yine Engine olsun..


 Taziye
 İsim:   Semra GÜRGEN 
 Yorum:  11.11.2016 08:22:28 

Bir çınar daha devrildi 😔 Yokluğu hissedilecek bir büyüğümüz Arife ÇÜRÜK mekanı cennet olsun İnşaAllah Rabbim merhametiyle muamele etsin.
Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum..


 Taziye
 İsim:   Kamil BEKCİ kamilbekci@mynet.com
 Yorum:  10.11.2016 14:07:34 


Arife ÇÜRÜK teyzeye Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.







 Taziye
 İsim:   Kamil Bekci kamilbekci@mynet.com
 Yorum:  02.08.2016 21:40:19 


Şerife teyzeye Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.







 Başarılar
 İsim:   isacoturBlog isacotur@yandex.com.trhttp://isacotur.tr.gg/Ankarada-Cankiri-Gunleri.htm
 Yorum:  19.06.2016 16:09:44 

Başarılar dileriz
Ankarada Çankırı tanıtım günleri makalemizi okudunuz mu?
http://isacotur.tr.gg/Ankarada-Cankiri-Gunleri.htm


 İsim:   Emre ünsal 
 Yorum:  12.06.2016 19:38:56 

Rabbimden günahlarını affı mağfiret eylesin mekanı cennet olsun ailesine ve yakınlarına Allah dan sabır dilerim


 taziye
 İsim:   selim karaman selimkaraman18@gmail.com
 Yorum:  09.05.2016 11:22:00 

şehidimize Allah rahmet eylesin tüm akraba ve sevenlerinin başı sagolsun.


 Taziye
 İsim:   Kamil Bekci kamilbekci@mynet.com
 Yorum:  03.05.2016 18:47:27 


Yunus ve Emine Şahin'in torunu, Mehmet Ali ve Meryem Şahin'in oğlu, Mehmet Emin yeğenime Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.






 Taziye
 İsim:   Kamil Bekci kamilbekci@mynet.com
 Yorum:  03.05.2016 18:44:22 


Şırnak Cizre'de PKK'lı teröristlerle girdiği çatışmada, Şehid düşen Jandarma Astsubay kıdemli üst çavuş Serdal UYANIK yeğenime Cenab-ı Allah'tan rahmet ve kendisinden şefaatini, başta eşi Candan ve çocukları olmak üzere, Anne, Baba ve kardeşlerine diğer yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum...





 İsim:   Kadriye 
 Yorum:  02.05.2016 19:26:39 

İçiniz yandı Allahm mekanını cennet eylesin Candan ablama, çocuklarına, tüm ailesine sevenlerine sabırlar versin.. Yüreğimizi yakanların yüreği yansın Allahim tüm şehit cocuklarinn hurmetine Kahhar adıyla kahretsin hepsini bin beter olun inşallah 🙏🙏 :( :(


 Taziye
 İsim:   FİKRET fikret@beserecza.com
 Yorum:  29.04.2016 07:49:19 

SERDAR KARDEŞİME ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM AİLESİNEDE ALLAH SABIRVERSİN MEKANI CENNET OLSUN


 Taziye
 İsim:   ilhami uyanik 
 Yorum:  29.03.2016 14:22:34 

Vehbi amcaya Allahdan rahmet diliyorum mekanı cennet olsun


 Taziye
 İsim:   Hamza ŞAHİN 
 Yorum:  26.03.2016 22:37:40 

Vehbi Dayımıza ALLAH tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum.


 TAZİYE
 İsim:   İSA AKSOY 
 Yorum:  25.03.2016 11:06:14 

Vehbi Amcaya Cenab-ı Allah,tan rahmet, geride kalan yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum


 Taziye
 İsim:   Kamil Bekci kamilbekci@mynet.com
 Yorum:  24.03.2016 10:02:05 


Vehbi amcaya Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.







 TAZİYE
 İsim:   MUSTAFA YİĞİT 
 Yorum:  14.03.2016 16:55:41 

Satı Teyzeye Allah'tan rahmet geride kalan dost,akraba ve çocuklarına baş sağlığı dilerim.


 TAZİYE
 İsim:   Efkan GÜNDÜZ efkangunduz@mynet.com
 Yorum:  14.03.2016 09:20:08 

Satı teyzemize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.


 Taziye
 İsim:   Hamza ŞAHİN 
 Yorum:  13.03.2016 18:39:57 

Satı teyzemize ALLAH tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum.Mekanı Cennet olsun..


Mesaj:1501
Sayfa: (1) [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10]

Birinci | 10 Sayfa | Sonuncu



2003-2008 GA's GuestBook v2.5 by: